İçeride nem oranı yüzde 95 olduğundan kalp ve tansiyon hastalarının dikkatli olması önerilir. Mağara içi sıcaklığı sabit 22 derecedir. Fotoğraf çekimi serbesttir.
Damlataş Mağarası hakkında
Alanya’nın o hareketli caddelerinde yürüyüp, dünyaca ünlü Kleopatra Plajı’na doğru yaklaştığınızda, tarihi yarımadanın batı eteklerinde kayaların içine açılan gizemli bir kapı karşılar sizi. Burası, Türkiye’nin mağara turizminin miladı sayılan ve adeta bir zaman makinesi gibi ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine götüren meşhur Damlataş Mağarası’dır. Bu mağaranın keşif hikayesi oldukça ilginç ve rastlantısaldır. 1948 yılında Alanya Limanı’nın inşaatında kullanılmak üzere taş ocağı olarak işletilen bu bölgede, bir dinamit patlatılması sonucu bu gizemli yeraltı boşluğu tesadüfen gün yüzüne çıkmıştır. Mağaranın içerisindeki muazzam sütunları gören işçiler durumu yetkililere bildirmiş, ardından yapılan araştırmalarla koruma altına alınarak Türkiye’nin turizme açılan ilk mağarası ünvanını kazanmıştır.
Küçük ama son derece etkileyici bir mimariye sahip olan Damlataş Mağarası’nın kapısından içeriye adım attığınız an, sizi 50 metre uzunluğunda ve yaklaşık 15 metre yüksekliğinde devasa bir galeri karşılıyor. Başınızı yukarıya kaldırdığınızda, adını aldığı o mucizevi olaya tanıklık ediyorsunuz: Binlerce yıldır tavanından damlamaya devam eden su damlacıkları ve bu damlaların oluşturduğu, yaşları 15 bin yılı bulan göz kamaştırıcı sarkıtlar ve dikitler. Mağaranın alt katına inen merdivenleri adımlarken, özel ışıklandırmanın da etkisiyle kendinizi fantastik bir yeraltı krallığında gibi hissediyorsunuz. Ancak Damlataş’ı dünyadaki diğer mağaralardan ayıran asıl büyük mucize, onun sadece görsel bir şölen sunması değil, aynı zamanda tescilli bir şifa merkezi olmasıdır.
Mağaranın içerisindeki hava; dış dünyaya göre yüzde 95 gibi oldukça yüksek bir neme, bol miktarda karbondioksite ve hafif radyoaktiviteye sahiptir. Bu benzersiz atmosferik dengenin, özellikle astım, bronşit ve solunum yolu rahatsızlığı çeken hastalara inanılmaz iyi geldiği tıp dünyası tarafından da kanıtlanmıştır. Öyle ki, her yıl binlerce astım hastası doktor kontrolünde buraya gelerek, sabah saatlerinde mağarada oturup saatlerce bu şifalı havayı soluyarak bir nevi kür tedavisi uygulamaktadır. Yılın her günü, yaz-kış fark etmeksizin sıcaklığın hep sabit 22 derecede kalması da içeriye girildiğinde insana garip bir konfor sunuyor.
Alanya rotanıza Kleopatra Plajı ve Alanya Teleferik ile aynı saatlerde ekleyebileceğiniz Damlataş Mağarası, hem doğanın mucizevi gücünü görmek hem de yeraltının o mistik havasını solumak isteyen her gezginin mutlaka gezi listesinde olması gereken çok özel bir kültür mirasıdır.
Gezi sırasında nelere dikkat etmeli?
Mağaranın içi dışarıya göre serindir. Damlataş, Kleopatra Plajı ve kale ile aynı yürüyüş rotasında görülebilir; dar alan nedeniyle içeride sessiz ve dikkatli hareket etmek gerekiyor. Ziyaret gününde ulaşım, işletme saatleri ve varsa bilet koşullarını resmî kaynaktan yeniden kontrol etmek özellikle önemli.
Yakında ne yapılır?
Antalya mutfağından piyaz, tahinli kabak tatlısı, turunç ürünleri ve deniz ürünleri gibi yerel tatlara zaman ayırmak, bölgeyi tek bir mekâna sıkıştırmadan gezinin tamamlanmasını sağlar.











