Mağara içi her mevsim 18 derecedir, yanınıza ince bir hırka almanız önerilir. Dim Çayı suları aşırı soğuktur, yüzmek için hazırlıklı gelinmelidir.
Dim Mağarası ve Dim Çayı hakkında
Alanya’nın o muazzam plajlarında güneşlenip, Akdeniz’in o tanıdık nemli havasından biraz olsun uzaklaşmak istediğinizde, rotanızı Toros Dağları’nın yeşil yamaçlarına doğru çevirmeniz gerekir. Yaklaşık 10-15 dakikalık virajlı ve çam ağaçlarıyla bezeli dağ yollarından yukarı tırmandığınızda, doğanın Alanya’ya bahşettiği en güzel iki mucize sırayla karşılar sizi: Dim Mağarası ve Dim Çayı. Bu iki durak, birbirine son derece yakın konumda olmalarına rağmen ziyaretçilerine iki bambaşka dünyayı aynı gün içinde sunuyor. Önce dağın zirvesine yakın bir noktada yer alan Dim Mağarası'nın kapısından içeri adım attığınızda, dışarıdaki 40 derecelik sıcaklık bir anda bıçak gibi kesiliyor ve yerini yılın her günü sabit kalan 18 derecelik o serin yeraltı dünyasına bırakıyor.
Türkiye’nin turizme açılan en büyük ve en görkemli mağaralarından biri olan Dim Mağarası, yaklaşık 360 metre uzunluğa sahip devasa bir yeraltı sarayı niteliğindedir. Mağaranın içerisine doğru uzanan ahşap yürüyüş yollarında ilerlerken, milyonlarca yıl boyunca damla damla biriken su sızıntılarının oluşturduğu devasa sarkıtlar, dikitler, sütunlar ve perde oluşumları karşısında büyülenmemek elde değil. Özel ışıklandırmalarla adeta bir fantastik film sahnesine dönüştürülen bu dehlizlerin en sonuna ulaştığınızda ise sizi harika bir sürpriz bekliyor: Mağaranın bitiş noktasında saklanan küçük ve gizemli bir yeraltı gölü. Mağaradan dışarı çıkıp Akdeniz ve Alanya Kalesi manzarasını tepeden seyrettikten sonra, bu kez vadinin derinliklerine, dağların arasından süzülüp gelen meşhur Dim Çayı’na doğru inişe geçiyorsunuz.
Dim Çayı, Toroslar’ın zirvesindeki karların erimesiyle beslenen ve Akdeniz’e doğru coşkuyla akan buz gibi bir akarsudur. Vadinin yeşilliği arasına kurulan ve nehrin üzerine, hatta tam suyun içine yerleştirilen ahşap çardaklar buranın en ikonik simgesidir. Sıcak yaz günlerinde bu çardaklara oturup ayaklarınızı akıntının buz gibi sularına sokmak, tüm bedeninizi anında yeniliyor. Nehir kenarı boyunca sıralanan çok sayıda restoranda meşhur kiremitte alabalığı tadabilir, nehrin serin sularında yüzebilir ya da kurulan su kaydıraklarından coşkuyla nehre atlayabilirsiniz. Eğer Alanya seyahatinizde hem yeraltının o gizemli mimarisine şahit olmak hem de Toroslar’ın serin sularında unutulmaz bir lezzet ve huzur molası vermek isterseniz, Dim bölgesi rotanızın en canlı yeşil halkası olacaktır.
Gezi sırasında nelere dikkat etmeli?
İki durak aynı güne bağlanabilir. Mağarada zemin ve merdivenler için rahat ayakkabı; Dim Çayı’nda ise özellikle çocuklarla su güvenliğine dikkat etmek gerekir. Ziyaret gününde ulaşım, işletme saatleri ve varsa bilet koşullarını resmî kaynaktan yeniden kontrol etmek özellikle önemli.
Yakında ne yapılır?
Antalya mutfağından piyaz, tahinli kabak tatlısı, turunç ürünleri ve deniz ürünleri gibi yerel tatlara zaman ayırmak, bölgeyi tek bir mekâna sıkıştırmadan gezinin tamamlanmasını sağlar.











