Deniz oldukça sığ ve dalgasızdır, çocuklara uygundur. Ünlü Suluada tekne turları buradan kalkar. Sahil kenarında yeme içme tesisleri mevcuttur.
Adrasan Koyu hakkında
Antalya’nın o tanıdık, devasa ve kalabalık tatil beldelerinden sıyrılıp, Beydağları’nın çam ağaçlarıyla kaplı virajlı yollarından aşağıya doğru süzüldüğünüzde, zamanın adeta yavaşladığı gizli bir Akdeniz köşesi karşılar sizi. Burası, antik dönemde "Çavuşköy" olarak bilinen ama bugün tüm seyahat tutkunlarının dilinden düşmeyen muazzam Adrasan Koyu. Adrasan’a adım attığınız o ilk an, sahil şeridini çevreleyen heybetli dağların ve yemyeşil ormanların denizi nasıl bir anne şefkatiyle sardığına bizzat şahit oluyorsunuz. Burası, popüler turizm merkezlerinin getirdiği o yapay gürültüden tamamen arınmış; doğanın kendi saf sesini, rüzgarın çam dalları arasındaki fısıltısını ve dalgaların usulca kumsala vuruşunu korumayı başarmış nadide bir sığınak niteliğindedir.
Yaklaşık 2 kilometre uzunluğa sahip olan Adrasan sahili, incecik kumu ve pürüzsüz deniz tabanıyla Akdeniz’in en keyifli yüzme alanlarından birini sunuyor. Bu koyu çevre plajlardan ayıran en büyük mucize ise coğrafi konumundan ötürü rüzgarlara karşı korunaklı olması ve denizin neredeyse yılın her günü havuz dinginliğinde, dalgasız kalmasıdır. Denizin sığ yapısı, kıyıdan metrelerce uzaklaşsanız bile suyun bel hizanızı geçmemesi, özellikle çocuklu aileler ve yüzmeyi yeni öğrenenler için burayı tam bir güvenli liman haline getiriyor. Sabahın erken saatlerinde çarşaf gibi uzanan denizin üzerinde yükselen gün doğumu manzarasını izlemek ise Adrasan’da yaşayabileceğiniz en büyüleyici ruhsal deneyimlerden biridir. Sahil boyunca dizilen küçük butik oteller, şirin aile pansiyonları ve nehir kenarına kurulmuş otantik restoranlar, bölgenin o samimi köy havasını hala yaşatmaya devam ediyor.
Adrasan, sadece sahilde uzanıp güneşlenmek isteyenlerin değil, macera peşinde koşan doğa severlerin de kalbini çalacak cinsten bir yer. Burası dünyaca ünlü tarihi Likya Yolu’nun en kritik duraklarından biridir; dilerseniz sahilin sol tarafındaki patikaları takip ederek meşhur Gelidonya Feneri’ne doğru unutulmaz bir doğa yürüyüşüne çıkabilirsiniz. Ayrıca son yıllarda "Türkiye'nin Maldivler'i" olarak nam salan, bembeyaz kumları ve turkuaz sularıyla görenleri büyüleyen Suluada’ya giden o rengarenk tekne turları da doğrudan Adrasan Koyu'ndan hareket ediyor.
Gün boyu koyları gezip, akşamüstü Adrasan’ın huzurlu nehir kenarı kafelerinde dere içine kurulan masalarda buz gibi suya ayaklarınızı sokarak çayınızı yudumlamak, tüm seyahat yorgunluğunuzu bir anda unutturacaktır. Eğer Antalya rotanızda doğallığı, samimiyeti ve Akdeniz'in en dingin halini arıyorsanız, Adrasan havlunuzu sereceğiniz en doğru adrestir.
Gezi sırasında nelere dikkat etmeli?
Sabah saatleri deniz ve tekne turu için daha sakin olabilir. Kıyıdaki işletmelerin fiyatları sezonluk değişebileceğinden konaklama ve plaj hizmetlerini yerinde kontrol etmek gerekir. Ziyaret gününde ulaşım, işletme saatleri ve varsa bilet koşullarını resmî kaynaktan yeniden kontrol etmek özellikle önemli.
Yakında ne yapılır?
Antalya mutfağından piyaz, tahinli kabak tatlısı, turunç ürünleri ve deniz ürünleri gibi yerel tatlara zaman ayırmak, bölgeyi tek bir mekâna sıkıştırmadan gezinin tamamlanmasını sağlar.













