Aktif bir cami olması sebebiyle ziyaretçilerin giyim kuşam kurallarına (omuz ve dizlerin kapalı olması, kadınların başörtüsü takması) dikkat etmesi gerekmektedir. Girişte ayakkabılar çıkarılmaktadır. İçeride fotoğraf çekilebilir ancak ibadet eden kişilerin rahatsız edilmemesi ve flaş kullanılmaması rica olunur. Dönemsel restorasyon çalışmaları olabileceğinden güncel iskele durumları kontrol edilmelidir.
Selimiye Camii (St. Sophia Katedrali) hakkında
Lefkoşa Surlariçi'nde yürürken gökyüzüne doğru yükselen iki devasa minare, altındaki Gotik yapıyla birleştiğinde sizi adanın en sıra dışı mimari yapısıyla karşı karşıya getirir. Selimiye Camii veya tarihteki adıyla St. Sophia Katedrali, Kıbrıs'ın sadece en büyük ibadethanesi değil, aynı zamanda adanın çok kültürlü ve katmanlı tarihinin en somut özetidir. Lüzinyan döneminde, 1209 yılında inşasına başlanan ve Paris'teki ünlü Notre Dame Katedrali'nden esinlenilen bu muazzam yapı, ancak 1326 yılında tamamlanabilmiştir. Yüzyıllar boyunca Lüzinyan krallarının taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmış olan katedral, adadaki Hristiyanlık döneminin en ihtişamlı kalbiydi.
1570 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun Kıbrıs'ı fethetmesiyle birlikte bu devasa katedral, adanın ana camisine dönüştürülerek "Ayasofya Camii" adını aldı. 1954 yılında ise Kıbrıs'ı fetheden Osmanlı Sultanı II. Selim'in anısına ismi Selimiye Camii olarak değiştirildi. Yapının dönüşüm süreci, mimarlık tarihi açısından ders niteliğindedir. İçerideki freskler ve heykeller İslam inancına uygun olarak kapatılmış veya düzenlenmiş; dış cepheye ise yapının Gotik ihtişamıyla tezat oluşturan ama ona bambaşka bir estetik katan iki zarif Osmanlı minaresi eklenmiştir. Camiye adım attığınızda, yüksek Gotik kemerlerin altındaki sadelik ve genişlik, insana benzersiz bir manevi atmosfer fısıldar.
Cami çevresinde yer alan Sultan II. Mahmud Kütüphanesi ve eski Lüzinyan saray kalıntıları da bu bölgenin tarih boyunca nasıl bir güç ve kültür merkezi olduğunu kanıtlar niteliktedir. Hem Hristiyan hem de İslam mimarisinin en asil çizgilerini tek bir çatı altında birleştiren Selimiye Camii, Lefkoşa'ya gelen her gezginin mutlaka içini adımlaması, taşlarındaki yaşanmışlığı hissetmesi gereken büyüleyici bir duraktır.

