Tarihi dokunun korunması adına han içerisinde sigara içilmemesi rica olunur. Fotoğraf meraklıları için hem alt katın kemerli revakları hem de üst kat koridorları muazzam ışık açıları sunar. Engelli erişimine kısmen uygundur; üst kata sadece tarihi taş merdivenlerle çıkılabilmektedir. Hafta içi günlerde ziyaret etmek, kalabalıktan uzak daha sakin bir deneyim yaşamanızı sağlar.
Büyük Han hakkında
Lefkoşa Surlariçi'nin dar ve tarihi sokaklarında yürürken, sizi adeta zaman tüneline sokacak bir kapı çıkar karşınıza. İşte o kapı, Kıbrıs’taki Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli eseri olan Büyük Han’a açılır. 1572 yılında, Kıbrıs’ın fethinden hemen sonra adanın ilk Osmanlı Valisi Muzaffer Paşa (veya Sinan Paşa) tarafından bir kervansaray olarak inşa edilen bu muazzam yapı, asırlardır süren hikayesiyle ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Anadolu’dan, özellikle Alanya bölgesinden gelen tüccarları ağırladığı için geçmişte "Alanyalılar Hanı" veya "Yeni Han" olarak da anılan bu mekan, o dönem adanın en önemli ticaret ve konaklama merkeziydi.
Hanın içine adım attığınız an, sizi iki katlı ve revaklı devasa bir avlu karşılıyor. Dikdörtgen planlı bu yapının tam ortasında yer alan mermer sütunlu köşk mescid ve altındaki şadırvan, buranın sadece bir konaklama yeri değil, aynı zamanda manevi bir sığınak olduğunu da fısıldıyor. Tarih boyunca çok farklı roller üstlenmiş Büyük Han; İngiliz sömürge döneminde bir süre hapishane, ardından yoksul aileler için bir barınak olarak kullanılmış. Yıllar süren restorasyon çalışmalarının ardından nihayet 2002 yılında yeniden ayağa kaldırılan bu tarihi han, bugün adanın en canlı kültür ve sanat merkezlerinden biri konumunda.
Günümüzde hanın alt katındaki odalar geleneksel Kıbrıs lezzetlerini tadabileceğiniz otantik kafelere ve restoranlara dönüştürülmüş durumda. Üst kattaki odalarda ise Kıbrıs’a özgü el işi ürünler, koza işleri, seramikler ve el yapımı hediyelik eşyalar satan zanaatkar atölyeleri bulunuyor. Avluda oturup meşhur Kıbrıs kahvesini yudumlamak, asırlık taş duvarların gölgesinde tarihin sesini dinlemek Lefkoşa gezilerinin vazgeçilmez bir ritüelidir. Eğer yolunuz Lefkoşa’ya düşerse, buradaki mistik atmosferi solumadan ve yerel zanaatkarlarla sohbet etmeden sakın dönmeyin.











