Denizli merkezine yaklaşık 40 km, Pamukkale'ye ise 30 km mesafededir. Tamamen açık alanda ve tarım arazilerinin ortasında yer aldığından yazın şapka, güneş gözlüğü ve su bulundurulmalı, engebeli toprak zeminlerde güvenli yürümek için mutlaka rahat bir yürüyüş ayakkabısı tercih edilmelidir.
Tripolis Antik Kenti hakkında
Denizli’nin o dünyaca ünlü bembeyaz Pamukkale travertenlerini ve Hierapolis’in asırlık basamaklarını geride bırakıp kuzeye, dokuma kültürünün ana vatanı olan Buldan’ın bereketli topraklarına doğru uzandığınızda, Menderes Vadisi’nin ortasında heybetli taşları ve geniş caddeleriyle zamana meydan okuyan kadim bir şehir karşılar sizi. Burası, ilk duyduğum andan itibaren Hierapolis ve Laodikeia ile olan o köklü bağını merak ettiğim ama Yenicekent yamaçlarına gelip o toprağın altından fışkıran devasa mermer sütunları gördüğüm ilk saniyede beni kendine hayran bırakan muazzam Tripolis Antik Kenti’dir. Bugüne kadar Anadolu genelinde pek çok popüler antik kent adımlamış olabilirsiniz.
Ancak Tripolis’in o geniş kazı alanlarına girdiğinizde ve Fırat’ı aratmayan hırçın Büyük Menderes Nehri’nin (antik adıyla Maiandros) esintisini yüzünüzde hissettiğinizde anlıyorsunuz ki; burası sıradan bir yerleşim yeri değil, antik dünyada Akdeniz limanlarını Anadolu’nun iç kısımlarına bağlayan en stratejik, en zengin ticaret ve tekstil kapılarından biridir. İlk olarak Helenistik dönemde kurulan ve Frigya, Lidya, Karia bölgelerinin kesişim noktasında yer aldığı için "Üç Şehir" anlamına gelen Tripolis ismini alan bu kent, Roma İmparatorluğu döneminde ulaştığı o muazzam zenginliği her bir taşında bugün bile gururla yaşatıyor.
Tripolis’i dünyadaki diğer pek çok antik kentten ayıran en özgün ve en şaşırtıcı mucize, yüzyıllar boyunca maruz kaldığı sarsıcı depremlere ve yamaçlardan inen devasa erozyon topraklarına rağmen, binalarının ve sütunlarının adeta bir zaman kapsülündeymiş gibi pürüzsüzce korunmuş olmasıdır. Son yıllarda Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün hummalı kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan o muazzam "Sütunlu Cadde" ve hemen kenarında yükselen anıtsal çeşme (Nymphaeum), Roma mühendisliğinin ve estetiğinin bu topraklarda ulaştığı zirveyi gözler önüne seriyor.
Kentin sokaklarında yürürken karşınıza çıkan antik pazar yeri (Agora), devasa Roma Hamamları ve yaklaşık 10 bin kişilik ihtişamlı Antik Tiyatro, asırlar önce bu caddelerde yürüyen tüccarların, filozofların ve zanaatkarların seslerini kulaklarınıza fısıldar gibidir. Ancak burayı gezerken asıl hayran kalacağınız detay, bugün Buldan’ın dünyaca ünlü olan dokumacılık ve tekstil kültürünün köklerinin, asırlar önce Tripolis’teki evlerin tabanlarında yer alan dokuma tezgahı ağırlıklarında ve tescilli antik tekstil yazıtlarında saklı olduğunu bizzat keşfetmektir.
Tripolis seyahatini tam anlamıyla deneyimlemek istiyorsanız, gezinizi aceleye getirmemeli, adımlarınızı Menderes Vadisi’nin o sakin, huzurlu ve bereketli ritmine uydurmalısınız. Kazı alanının üzerine inşa edilen yürüyüş yollarında ilerlerken, sütunların arkasından uzanan uçsuz bucaksız üzüm bağlarını fotoğraflamak ve tepedeki kaleden tüm vadiyi yukarıdan izlemek her seyahat severin hafızasına kazıması gereken paha biçilemez anlar sunuyor.
Geziyi tamamlayıp hemen yanı başındaki Yenicekent veya Buldan merkezine uğradığınızda ise, asırlık çınarların gölgesinde deniz esintisine karşı taze demlenmiş bir yorgunluk çayı yudumlamak, yanına meşhur tescilli Buldan pidesini yerinde tatmak ve çarşıdan el emeği orijinal dokuma ürünlerden satın almak bu tarihi seyahatin en keyifli kapanış ritüelidir. Eğer seyahat rotanıza hem Roma dünyasının o lüks ticaret ve estetik yaşam tarzını eklemek hem de modern yaşamın kıyısında saklanan bakir bir Akdeniz-Ege şaheserini solumak isterseniz, Tripolis Antik Kenti tüm asil hatırasıyla sizleri bekliyor.
Yakında ne yapılır?
Buldan ve çevresinde Denizli kebabı, taze otlar ve yöresel hamur işleri için zaman ayırabilir, yakın tarihî veya doğal durakları aynı rota içinde birleştirerek günü uzatabilirsin.
Fotoğraflar
Bu yer hakkında merak edilenler
Tripolis Antik Kenti nerede?
Tripolis Antik Kenti, Buldan · Denizli · Türkiye konumunda yer alıyor.
Tripolis Antik Kenti için giriş ücreti var mı?
Ücretsiz (Aktif kazı alanı ve açık hava ören yeri olduğundan giriş tamamen bedavadır)
Tripolis Antik Kenti için ziyaret saatleri nedir?
08:00 – 19:00 (Yaz ve kış sezonuna göre, ayrıca kazı çalışmalarının durumuna göre saatler esneyebilir)
Tripolis Antik Kenti için ne kadar süre ayırmak gerekir?
1-2 Saat (Sütunlu cadde, anıtsal çeşme, agora ve antik tiyatro gezisi dahil)
Tripolis Antik Kenti yakınında otopark var mı?
Ücretsiz (Ören yeri girişinde araçlarınızı bırakabileceğiniz açık boş park alanı mevcuttur)
Tripolis Antik Kenti ne zaman inşa edildi veya kuruldu?
Kazı alanının üzerine inşa edilen yürüyüş yollarında ilerlerken, sütunların arkasından uzanan uçsuz bucaksız üzüm bağlarını fotoğraflamak ve tepedeki kaleden tüm vadiyi yukarıdan izlemek her seyahat severin hafızasına kazıması gereken paha biçilemez anlar sunuyor.
Tripolis Antik Kenti nasıl gidilir?
İlk olarak Helenistik dönemde kurulan ve Frigya, Lidya, Karia bölgelerinin kesişim noktasında yer aldığı için "Üç Şehir" anlamına gelen Tripolis ismini alan bu kent, Roma İmparatorluğu döneminde ulaştığı o muazzam zenginliği her bir taşında bugün bile gururla yaşatıyor. Son yıllarda Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün hummalı kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan o muazzam "Sütunlu Cadde" ve hemen kenarında yükselen anıtsal çeşme (Nymphaeum), Roma mühendisliğinin ve estetiğinin bu topraklarda ulaştığı zirveyi gözler önüne seriyor. Kentin sokaklarında yürürken karşınıza çıkan antik pazar yeri (Agora), devasa Roma Hamamları ve yaklaşık 10 bin kişilik ihtişamlı Antik Tiyatro, asırlar önce bu caddelerde yürüyen tüccarların, filozofların ve zanaatkarların seslerini kulaklarınıza fısıldar gibidir.
Tripolis Antik Kenti burada neler yapılabilir?
Kentin sokaklarında yürürken karşınıza çıkan antik pazar yeri (Agora), devasa Roma Hamamları ve yaklaşık 10 bin kişilik ihtişamlı Antik Tiyatro, asırlar önce bu caddelerde yürüyen tüccarların, filozofların ve zanaatkarların seslerini kulaklarınıza fısıldar gibidir. Ancak burayı gezerken asıl hayran kalacağınız detay, bugün Buldan’ın dünyaca ünlü olan dokumacılık ve tekstil kültürünün köklerinin, asırlar önce Tripolis’teki evlerin tabanlarında yer alan dokuma tezgahı ağırlıklarında ve tescilli antik tekstil yazıtlarında saklı olduğunu bizzat keşfetmektir. Tripolis seyahatini tam anlamıyla deneyimlemek istiyorsanız, gezinizi aceleye getirmemeli, adımlarınızı Menderes Vadisi’nin o sakin, huzurlu ve bereketli ritmine uydurmalısınız.
Tripolis Antik Kenti hangi zamanda ziyaret edilmeli?
Ücretsiz (Aktif kazı alanı ve açık hava ören yeri olduğundan giriş tamamen bedavadır) 08:00 – 19:00 (Yaz ve kış sezonuna göre, ayrıca kazı çalışmalarının durumuna göre saatler esneyebilir) 1-2 Saat (Sütunlu cadde, anıtsal çeşme, agora ve antik tiyatro gezisi dahil) Ücretsiz (Ören yeri girişinde araçlarınızı bırakabileceğiniz açık boş park alanı mevcuttur)
Tripolis Antik Kenti ziyaretinde bilinmesi gereken önemli bilgiler neler?
Denizli merkezine yaklaşık 40 km, Pamukkale'ye ise 30 km mesafededir. Tamamen açık alanda ve tarım arazilerinin ortasında yer aldığından yazın şapka, güneş gözlüğü ve su bulundurulmalı, engebeli toprak zeminlerde güvenli yürümek için mutlaka rahat bir yürüyüş ayakkabısı tercih edilmelidir.









