Hafta sonu ve resmi tatillerde (07:00-19:00 arası) içeriye özel araç girişi tamamen yasaktır. Mangal yakmak ve kamp yapmak kesinlikle yasaktır. Kapılardan bisiklet kiralamak mümkündür.
Eymir Gölü hakkında
Ankara’nın o beton koşturmacasından, insanı yoran şehir gürültüsünden sıyrılmak istediğinizde, hemen Oran ile Gölbaşı arasındaki derin vadiye doğru süzülen gizemli yollara bırakmalısınız kendinizi. Karşınıza çıkan o korunaklı kapı, sizi İç Anadolu’nun en muazzam ağaçlandırma destanlarından birine ve onun kalbinde bir zümrüt gibi parıldayan Eymir Gölü’ne çıkarır. Mülkiyeti ve işletmesi Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne (ODTÜ) ait olan bu nadide doğa parçası, komşusu Mogan’ın aksine yerleşime ve kontrolsüz eğlenceye tamamen kapatılmış, adeta bozkırın ortasında zamanı ve doğayı koruma altına almış saklı bir cennettir. Kapısından yaya olarak adım attığınız o ilk andan itibaren, motor seslerinin yerini neşeli sakarmekelerin, yeşilbaşlı ördeklerin cıvıltılarına ve rüzgarın çam dalları arasındaki o dingin melodisine bıraktığını hissedersiniz.
Yaklaşık 10,5 kilometrelik bir çevre yoluna sahip olan Eymir Gölü, Ankara’da "gerçek anlamda doğayla baş başa kalmak" kelimesinin tam karşılığıdır. Burayı benzersiz ve ayrıcalıklı kılan en büyük kural, göl çevresinin araç trafiğine neredeyse tamamen kapalı olmasıdır. Sabahın erken saatlerinde gölün doğu ya da batı kapısından giriş yapıp, sislerin göl yüzeyinden usulca yükselişini izlemek Ankaralılar için adeta kutsal bir hafta sonu ritüelidir. Çevredeki büfelerden kiralayacağınız bir bisikletle ya da tempolu bir yürüyüşle gölün etrafını adımlarken, suyun üzerinde olimpik bir disiplinle süzülen ODTÜ Kürek Takımı sporcularının kürek sesleri size eşlik eder. Göl kenarında asırlık ağaçların gölgesine gizlenmiş olan tarihi bağ evleri ve salaş restoranlar ise yürüyüş molalarınızı taze demlenmiş bir çay veya ekmek arası sıcak bir lezzetle taçlandırmak için harika duraklar sunar.
Eymir, sadece spor ve yürüyüş alanı değil, aynı zamanda barındırdığı yüzlerce kuş ve bitki türüyle yaşayan, nefes alan bir ekolojik laboratuvardır. Kış aylarında göl yüzeyinin tamamen buzla kaplandığı o büyülü günlerde karlar altında yürümek, sonbaharda ise dökülen sarı yaprakların göl sularındaki yansımasını fotoğraflamak her mevsim buraya neden tekrar aşık olunduğunu kanıtlar niteliktedir. Ankara seyahat programınıza huzurun, doğanın ve entelektüel bir dinginliğin imzasını atmak isterseniz; arabanızı dışarıda bırakıp ciğerlerinizi çam kokusuyla dolduracağınız Eymir Gölü, başkentte ruhunuzu tazeleyeceğiniz en asil ve el değmemiş köşedir.
Gezi sırasında nelere dikkat etmeli?
Göl çevresinde yürüyüş, bisiklet ve manzara molaları öne çıkıyor. Gölün korunması için çevre temizliğine ve belirlenmiş kullanım kurallarına dikkat etmek gerekir.
Yakında ne yapılır?
Ankara mutfağından Ankara tava, Ankara simidi ve Beypazarı kurusu gibi yerel tatlara zaman ayırmak, bölgeyi tek bir mekâna sıkıştırmadan gezinin tamamlanmasını sağlar.








