Edirne Gitmek istiyoruz

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi

1488 yılında açılan ve Avrupa Akıl Hastalarını zincire vururken Osmanlı'da delileri su sesi, müzik ve güzel kokularla tedavi eden dünyaca ünlü tescilli bir tıp tarihi müzesidir.

23.09.20263 dk okuma
Rota planlayıcıBu yeri rotana ekleÜcretsiz rota oluştur, yol üzerindeki mekanları duraklarına ekle.
Bu yere rota oluştur
Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 1
Gezi rehberi
Bilmen iyi olur

Külliye alanı Tunca Nehri kenarında yer aldığından düzayak bir mimariye sahiptir; engelli ve bebek arabası erişimine tamamen uygundur. İç mekanlarda müzikli tedavi simülasyonları yapıldığından sessizliğe özen gösterilmelidir.

Giriş ücreti Ücretli (MüzeKart ile giriş tamamen ücretsizdir; bilet fiyatları oldukça ekonomiktir)
Ziyaret saatleri 09:00 – 19:00 (Yaz ve kış sezonuna göre küçük değişiklikler gösterebilir)
Önerilen süre 1-2 Saat (Darüşşifa odaları, tıp medresesi, cami ve şadırvanlı avlu dahil)
Otopark Ücretsiz (Külliye girişinde ziyaretçiler için geniş açık otopark mevcuttur)

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi hakkında

Edirne’nin o buram buram tarih kokan kadim şehir merkezinden ayrılıp, Tunca Nehri’nin üzerinden geçen asırlık taş köprüleri aşıp Yeniimaret bölgesine ulaştığınızda; nehrin hemen kıyısında, onlarca bembeyaz kubbesi ve gökyüzüne uzanan zarif minareleriyle bir şifa sarayı gibi yükselen devasa bir kompleks karşılar sizi. Burası, ilk duyduğum andan itibaren zihnimde tıp tarihinin o en insancıl felsefesiyle bağdaştırdığım ama kapısından içeri adım attığım o ilk saniyede yankılanan su sesiyle beni kendine hayran bırakan muazzam Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’dir. Bugüne kadar dünyada pek çok görkemli saray, kale veya antik şifahane adımlamış olabilirsiniz.

Ancak bu külliyenin o huzur dolu avlusundan içeri girdiğiniz an hissettiğiniz şey sıradan bir müze gezisi kesinlikle değil; burası Orta Çağ Avrupası’nda akıl hastalarının içindeki şeytanı çıkarmak için kazıklara bağlandığı, diri diri yakıldığı veya karanlık zindanlara zincirlendiği bir dönemde, Osmanlı’nın insana, ruha ve sağlığa ne denli asil, şefkatli ve bilimsel bir vizyonla yaklaştığının taşa kazınmış şanlı bir anıtıdır. 1484-1488 yılları arasında Sultan II. Bayezid tarafından yaptırılan ve mimari dehası Mimar Hayreddin’e ait olan bu başyapıt, cami, medrese, aşevi, hamam ve bimaristan (hastane) bölümleriyle Osmanlı’nın en eksiksiz ve en vizyoner menzil külliyelerinden biri niteliğindedir.

Külliyenin en can alıcı ve Avrupa Konseyi tarafından "Yılın Müzesi" özel ödülüne layık görülen o meşhur Bimaristan (Darüşşifa) bölümünü adımlarken, mimarideki o akılalmaz akustik ve tıp dehasına bizzat şahit oluyorsunuz. Altıgen planlı, devasa kubbeli merkezi salonun tam ortasındaki fıskiyeli şadırvandan yükselen o ritmik su sesi; salonun etrafına dizilmiş olan hasta odalarına pürüzsüzce yayılıyor. Osmanlı hekimleri, akıl ve ruh sağlığı bozulan hastaları zindanlara kapatmak yerine; bu havuzun etrafında toplayıp ney, kanun ve ud seslerinden oluşan özel makam müzikleriyle, bahçede yetiştirilen gül, şebboy ve yasemin kokularıyla, en nihayetinde ise o dingin su şırıltısıyla tedavi ediyorlardı.

Reklam Ver

Müzenin odalarında ilerlerken karşınıza çıkan ve dönemin cerrahi müdahalelerini, ilaç yapım tekniklerini, göz ameliyatlarını aslına uygun canlandıran balmumu heykelleri, insanı tıp tarihinin o şifalı koridorlarına doğru pürüzsüz bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Taş duvarların soğukluğuna asırlar önce böylesine insancıl ve sıcak bir ruh üflemek, ecdadın ulaştığı o medeniyet zirvesini gözler önüne seriyor.

Sağlık Müzesi seyahatini tam anlamıyla deneyimlemek istiyorsanız, gezinizi aceleye getirmemeli, darüşşifanın o kemerli revakları altında oturup asırlık taşların arasında yankılanan su sesini dinlemelisiniz. Külliyenin eski tıp medresesi odalarında sergilenen antika cerrahi aletleri, şifalı bitki el yazması reçetelerini ve tarihi belgeleri fotoğraflamak her seyahat severin hafızasına kazıması gereken paha biçilemez anlar sunuyor.

Geziyi tamamlayıp Tunca Nehri’nin kıyısındaki asırlık ağaçların gölgesine kurulmuş çay bahçelerine geçtiğinizde ise, Edirne’nin o meşhur ve tescilli taze demlenmiş çayını yudumlamak, yanına meşhur tava ciğerinin ardından badem ezmesiyle tatlı bir mola vermek bu şifalı seyahatin en keyifli kapanış ritüelidir. Eğer seyahat rotanıza hem dünya tıp tarihinin en kırılmaz insani ve bilimsel gururunu eklemek hem de Edirne’nin yaşayan o asil, huzur dolu ruhunu yerinde solumak isterseniz, II. Bayezid Külliyesi tüm ihtişamıyla sizleri bekliyor.

Yakında ne yapılır?

Merkez ve çevresinde Edirne tava ciğeri, badem ezmesi ve peynir helvası için zaman ayırabilir, yakın tarihî veya doğal durakları aynı rota içinde birleştirerek günü uzatabilirsin.

Galeri

Fotoğraflar

9 görsel
Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 1Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 2Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 3Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 4Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 5Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 6Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 7Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 8Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi · Merkez · Edirne · Türkiye · fotoğraf 9
Sık sorulan sorular

Bu yer hakkında merak edilenler

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi nerede?

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi, Merkez · Edirne · Türkiye konumunda yer alıyor.

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi için giriş ücreti var mı?

Ücretli (MüzeKart ile giriş tamamen ücretsizdir; bilet fiyatları oldukça ekonomiktir)

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi için ziyaret saatleri nedir?

09:00 – 19:00 (Yaz ve kış sezonuna göre küçük değişiklikler gösterebilir)

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi için ne kadar süre ayırmak gerekir?

1-2 Saat (Darüşşifa odaları, tıp medresesi, cami ve şadırvanlı avlu dahil)

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi yakınında otopark var mı?

Ücretsiz (Külliye girişinde ziyaretçiler için geniş açık otopark mevcuttur)

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi hangi döneme veya tarihe uzanıyor?

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi hakkında Edirne’nin o buram buram tarih kokan kadim şehir merkezinden ayrılıp, Tunca Nehri’nin üzerinden geçen asırlık taş köprüleri aşıp Yeniimaret bölgesine ulaştığınızda; nehrin hemen kıyısında, onlarca bembeyaz kubbesi ve gökyüzüne uzanan zarif minareleriyle bir şifa sarayı gibi yükselen devasa bir kompleks karşılar sizi. Külliyenin eski tıp medresesi odalarında sergilenen antika cerrahi aletleri, şifalı bitki el yazması reçetelerini ve tarihi belgeleri fotoğraflamak her seyahat severin hafızasına kazıması gereken paha biçilemez anlar sunuyor.

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi hakkında hangi önemli tarihler öne çıkıyor?

1484-1488 yılları arasında Sultan II. 1488 yılında açılan ve Avrupa Akıl Hastalarını zincire vururken Osmanlı'da delileri su sesi, müzik ve güzel kokularla tedavi eden dünyaca ünlü tescilli bir tıp tarihi müzesidir.

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi kim tarafından yaptırıldı?

Bayezid tarafından yaptırılan ve mimari dehası Mimar Hayreddin’e ait olan bu başyapıt, cami, medrese, aşevi, hamam ve bimaristan (hastane) bölümleriyle Osmanlı’nın en eksiksiz ve en vizyoner menzil külliyelerinden biri niteliğindedir. Külliyenin en can alıcı ve Avrupa Konseyi tarafından "Yılın Müzesi" özel ödülüne layık görülen o meşhur Bimaristan (Darüşşifa) bölümünü adımlarken, mimarideki o akılalmaz akustik ve tıp dehasına bizzat şahit oluyorsunuz.

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi geçmişte ve bugün hangi amaçlarla kullanılıyor?

Ancak bu külliyenin o huzur dolu avlusundan içeri girdiğiniz an hissettiğiniz şey sıradan bir müze gezisi kesinlikle değil; burası Orta Çağ Avrupası’nda akıl hastalarının içindeki şeytanı çıkarmak için kazıklara bağlandığı, diri diri yakıldığı veya karanlık zindanlara zincirlendiği bir dönemde, Osmanlı’nın insana, ruha ve sağlığa ne denli asil, şefkatli ve bilimsel bir vizyonla yaklaştığının taşa kazınmış şanlı bir anıtıdır.

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi hangi mimari özellikleriyle dikkat çekiyor?

Bayezid tarafından yaptırılan ve mimari dehası Mimar Hayreddin’e ait olan bu başyapıt, cami, medrese, aşevi, hamam ve bimaristan (hastane) bölümleriyle Osmanlı’nın en eksiksiz ve en vizyoner menzil külliyelerinden biri niteliğindedir. Ücretli (MüzeKart ile giriş tamamen ücretsizdir; bilet fiyatları oldukça ekonomiktir) 09:00 – 19:00 (Yaz ve kış sezonuna göre küçük değişiklikler gösterebilir) 1-2 Saat (Darüşşifa odaları, tıp medresesi, cami ve şadırvanlı avlu dahil) Ücretsiz (Külliye girişinde ziyaretçiler için geniş açık otopark mevcuttur)

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi ziyaretinde neler görülebilir?

Külliyenin eski tıp medresesi odalarında sergilenen antika cerrahi aletleri, şifalı bitki el yazması reçetelerini ve tarihi belgeleri fotoğraflamak her seyahat severin hafızasına kazıması gereken paha biçilemez anlar sunuyor. Ücretli (MüzeKart ile giriş tamamen ücretsizdir; bilet fiyatları oldukça ekonomiktir) 09:00 – 19:00 (Yaz ve kış sezonuna göre küçük değişiklikler gösterebilir) 1-2 Saat (Darüşşifa odaları, tıp medresesi, cami ve şadırvanlı avlu dahil) Ücretsiz (Külliye girişinde ziyaretçiler için geniş açık otopark mevcuttur)

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi nasıl gidilir?

Beyazıt II Külliyesi Sağlık Müzesi hakkında Edirne’nin o buram buram tarih kokan kadim şehir merkezinden ayrılıp, Tunca Nehri’nin üzerinden geçen asırlık taş köprüleri aşıp Yeniimaret bölgesine ulaştığınızda; nehrin hemen kıyısında, onlarca bembeyaz kubbesi ve gökyüzüne uzanan zarif minareleriyle bir şifa sarayı gibi yükselen devasa bir kompleks karşılar sizi. Taş duvarların soğukluğuna asırlar önce böylesine insancıl ve sıcak bir ruh üflemek, ecdadın ulaştığı o medeniyet zirvesini gözler önüne seriyor.