Kayalara çıkan merdivenler oldukça dik, dar ve yer yer yorucudur; kesinlikle altı kaymayan rahat bir yürüyüş ayakkabısı giyilmelidir. Yaz sıcağında tırmanış zorlayıcı olabileceğinden sabah veya ikindi saatleri tercih edilmeli, yanınıza mutlaka su alınmalıdır. Kalp ve tansiyon hastalarının tırmanırken dikkatli olması önerilir.
Amasya Kral Kaya Mezarları hakkında
Karadeniz’in o iç kısımlarına doğru uzanan, içinden Yeşilırmak’ın nazlı nazlı aktığı tarihi Amasya şehrine adım attığınız an, başınızı nereye çevirirseniz çevirin gözünüze ilk çarpan şey şehrin hemen arkasında bir duvar gibi yükselen Harşena Dağı olur. Fakat bu dağı asıl büyüleyici kılan, doğallığının ötesinde, bağrında taşıdığı ve insan eliyle oyulmuş devasa sanat eserleridir. İşte tam karşınızda, adeta gökyüzüne dokunacakmış gibi dik kayalıkların ortasında yükselen Amasya Kral Kaya Mezarları duruyor. Dünyada pek çok antik kent ve nekropol alanı adımlamış olabilirsiniz; ancak Amasya'da Yeşilırmak kıyısındaki o meşhur Yalıboyu Evleri’nin hemen arkasından dik birer anıt gibi yükselen bu mezarları ilk gördüğünüz an, asırlar öncesinin mühendislik dehası karşısında büyülenmemek elde değil.
MÖ 302 yılında kurulan ve başkenti Amasya olan Helenistik dönemin ünlü Pontus Krallığı’na ait olan bu anıtsal mezarlar, kralların tanrı katına yakın olma arzusunun en somut nişanesidir. "Krallar Vadisi" olarak da bilinen bu dik yamaçta, kurucu I. Mithridatis’ten başlayarak MÖ 160 yılına kadar hüküm süren beş büyük kralın mezarı yer alıyor. Bu yapıları dünyadaki diğer kaya mezarlarından ayıran en belirgin ve en çarpıcı mimari özellik, mezar odalarının arkalarına oyulmuş olan gizemli ve geniş geçitlerdir. Kayalardan bağımsız, adeta havada asılı duruyormuş izlenimi veren bu anıtsal oyma tekniği, mezarların etrafında hava sirkülasyonu sağlayarak taşların nemden çürümesini önlemek amacıyla tasarlanmıştır. Taşın soğukluğuna ve sertliğine asırlar önce böylesine estetik ve kalıcı bir form vermek, o dönemin taş ustalarının ulaştığı zirveyi gözler önüne seriyor.
Mezarlara ulaşmak için Yalıboyu sokaklarından başlayıp kayaların arasına örülmüş olan dik ve tarihi taş merdivenleri tırmanırken, attığınız her adımda Amasya’nın o çok katmanlı tarihine şahitlik ediyorsunuz. Mezarların yer aldığı Kız Sarayı bölgesine ulaştığınızda sadece antik dönemin izlerini değil; Osmanlı döneminde bu bölgeye eklenmiş olan iki tarihi hamamın kalıntılarını da görüyorsunuz. En üstteki mezar odasının önüne varıp arkanızı döndüğünüz o sihirli saniyede ise yorgunluğunuz bir anda uçup gidiyor. Ayaklarınızın altında Yeşilırmak, nehrin iki yakasına dizilmiş olan o dantel gibi işlenmiş beyaz Amasya evleri ve tüm şehri kuşatan o muazzam panoramik manzara seriliyor önünüze. Akşam saatlerinde özel ışıklandırmayla dağın gövdesinde adeta altın gibi parıldayan bu mezarları izlemek, Amasya seyahatinizin en unutulmaz anı olacaktır.
Gezi sırasında nelere dikkat etmeli?
Mezarlar kısa sürede görülebilir ama kale hattıyla birlikte gezildiğinde daha anlamlı hale gelir. Akşamüstü ışığı, kayaya oyulmuş cephelerin ayrıntılarını daha belirgin gösterir.
Yakında ne yapılır?
Amasya mutfağından Amasya çöreği, baklalı dolma ve yöresel elma ürünleri gibi yerel tatlara zaman ayırmak, bölgeyi tek bir mekâna sıkıştırmadan gezinin tamamlanmasını sağlar.




















