Resmî sayfada kale, yaklaşık 700 m yükseklikteki kayalık bir konumda anlatılır. Geziyi gün ışığında planlayın; rüzgâr, güneş ve taş/zemin koşullarına uygun hazırlık yapın. Güncel giriş ve ziyaret bilgisini seyahatten önce resmî kaynaktan doğrulayın.
Kantara Kalesi, Beşparmak Dağları'nın doğu bölümünde, çevresindeki geniş ovalara ve Kıbrıs'ın kuzeydoğusuna hâkim kayalık bir zirve üzerinde yükselir. Resmî Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, kalenin yaklaşık 700 metre yüksekliğinde ve geçişleri kontrol eden stratejik bir konumda bulunduğunu aktarır. İlk kullanımının 10. yüzyılda gözetleme amacıyla başlamış olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle Kantara'yı gezerken yalnızca taş duvarlara değil, kalenin görüş alanına da bakmak gerekir: Çevresindeki yolları, düzlükleri ve deniz yönlerini takip eden görüş açıları yapının neden bu noktayı seçtiğini anlatır.
Bugün görülebilen kalıntıların önemli bölümünün Kıbrıs Kralı I. James dönemindeki yeniden tahkimatla ilişkili olduğu belirtilir. Doğu tarafındaki giriş, iki yanında kulelerin bulunduğu bir barbikan ile korunmuştur. Kalenin üç tarafının derin uçurumlarla çevrili olması doğal savunmayı güçlendirmiştir. İçeri girdikten sonra savunma bölümleri, eski hapishane olarak kullanıldığı belirtilen tonozlu oda, mazgal açıklıkları, gözetleme kulesi, sarnıç izleri ve kuzeydoğu kulesi gibi mimari parçalar takip edilebilir. Zirvedeki kulelerden birinin Buffavento ile haberleşme amacıyla kullanıldığı da resmî anlatımda yer alır; bu detay, Beşparmaklar üzerindeki kalelerin birbirleriyle nasıl bir görüş ve haberleşme zinciri oluşturduğunu düşünmeyi sağlar.
Kantara gezisinin en keyifli kısmı çoğu zaman manzaradır. Hava açık olduğunda kuzey ve doğu yönlerinde geniş bir perspektif oluşur; günün son ışıkları taş yüzeylerde yumuşak kontrastlar yaratır. Gün batımı fotoğrafı planlayanlar, güneşin mevsime göre konumunun değiştiğini hesaba katmalı ve zirvede kalacak süreyi gün ışığı bitmeden tamamlayacak şekilde ayarlamalıdır. Gün batımından sonra hızla kararan dağ yolları nedeniyle dönüş planının önceden yapılması önemlidir.
Kale yolculuğunda şehir merkezlerinden daha uzak ve dağlık bir alana çıkıldığı unutulmamalıdır. Su, güneş koruması ve sağlam ayakkabı temel hazırlık ekipmanlarıdır. Rüzgâr güçlü olabilir; ince kıyafetle çıkmak yerine katmanlı giyinmek daha pratiktir. Çocuklarla gidiliyorsa yüksek ve açık kaya kenarlarında dikkatli olunmalı, duvar üstlerine çıkılmamalıdır.
Kantara, Kıbrıs'ın tarihini peyzajla birlikte okumak isteyenler için güçlü bir duraktır. Savunma mimarisi, haberleşme kuleleri, kayalık zirve ve doğu Akdeniz'e açılan görüş alanı birleştiğinde gezi yalnızca bir kale ziyareti olmaktan çıkar. Yakın çevredeki diğer dağ kaleleriyle birlikte planlandığında Beşparmak savunma hattının nasıl çalıştığını daha iyi anlamak mümkün olur.
Fotoğraf planında tele lens kullananlar, ufuktaki katmanları birbirinden ayıran ışığı takip edebilir; geniş açı kullananlar ise kule, sur ve deniz yönünü tek karede birleştirebilir. Bununla birlikte kalıntıların korunması için taşlara tırmanmamak, gevşek parçaları yerinden oynatmamak ve dar geçitlerde karşılaşan diğer ziyaretçilere alan bırakmak gerekir. Aracınızla çıkıyorsanız yakıtı şehir merkezinden tamamlamak daha doğru olur. Büyük dağ kalelerinde olduğu gibi burada da hava koşulları kısa sürede değişebilir. Bulutlu bir günde sis görüşü azaltabileceğinden, özellikle dönüş yolunu gün ışığına göre planlamak gerekir. Böylece Kantara ziyareti tarih, manzara ve fotoğraf açısından dengeli bir günübirlik rota haline gelir.

